Türkçenin Başlıca Dil Bilgisi Kitapları

Sesten cümleye kadar bütün dil birliklerini, yapı, anlam ve görev bakımından inceleyen dil bilgisi, eğitimde ve kültürde, ana dilin ve milliyetin korunmasında son derece önemli bir rol oynamaktadır. 

Dil, kültür ve millî varlığın başta gelen ögesi durumundadır. Gramer de bu ögenin koruyucusu, besleyicisi ve sağlıklı gelişmesinin temel dayanağıdır. Öyleyse bir dilin grameri de kültür değerleri ve dil tarihi bakımından o dilin önemli bir alanını temsil etmektedir.

Bir dilin yazı ve edebiyat dili olarak iki önemli dayanağı vardır. Bunlardan biri o dilin bütün söz varlığını içinde toplayan sözlüğüdür. Öteki de dilin kelimelerini söz haline getiren, o dilin yapı ve işleyiş kurallarını bir sistem halinde içine alan grameridir. Sözlük ve gramerler, dili kuşaklar arasında unutulmaktan kurtaran, onları birbirine bağlayan bağlardır. Gramer aynı zamanda bir dilin sağlıklı olarak gelişmesinin de anahtarıdır. Bu bakımdan dil ve kültür varlığımızın korunmasında ve devamında önemli bir etken durumundadır.

Tabii ve canlı bir varlık olan dilin, zaman içerisinde, bazı sebeplerle birtakım değişikliklere uğradığı görülmektedir. Dilin bünyesindeki bu değişiklikler ve gelişmeler dil kuralları içinde meydana gelir. Bir dilin sesleri, kelime ve cümleleri tabiattaki öbür bütün varlıklar gibi birtakım kurallara ve kanunlara bağlıdırlar. Oluşları ve değişmeleri yönlerinden bir düzen içinde bulunurlar.

Ana dili; daha çocukluk çağından itibaren insanda bir dil duygusu oluşturan ve onu geçmişe bağlayan millî bir varlık görevindedir. Bu varlığın korunabilmesi ise yapılan dil bilgisi çalışmalarına bağlıdır.

Gramer veya dil bilgisi, Türkçe sözlükte “Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim.” olarak açıklanmaktadır.

Muharrem Ergin ise dil bilgisini, “bir dili bütün cepheleriyle inceleyen bilgi koludur.” şeklinde açıklamaktadır.

Gramer terimi için dil bilgisi sözcüğünü de kullanmaktayız. Fakat gramer denilen bilimin kapsamı ve ayrıntılarıyla, dil bilgisi sözcüğünün çerçevesine sığmadığını Agop Dilâçar yayımladığı “Gramer: Tanımı, Adı, Kapsamı, Türleri, Yöntemi, Eğitimdeki Yeri ve Tarihçesi” adlı makalesinde anlatmaktadır.

Agop Dilâçar, dil bilimin grameri şu şekilde tanımladığını söylemektedir:

  1. Biçim, söyleniş, cümle yapısı, anlam ve sözcük tarihi bakımından belirli bir düzenlilik gösteren sistemli sözcük gruplanmalarından meydana gelen dilin, bu yönden incelenmesi.
  2. Belli bir çağda belli bir dilin bu bakımdan incelenmesinin konusu olan görüngüler ve bunların sistemi.
  3. Bu görüngüleri yöneten kurallar.
  4. Bu kuralları öğreten ders kitabı.
  5. Bir sözün ya da yazının bu kurallara uyup uymama derecesi.

Bu tanımlara göre gramerin yalnız dil bilgisi olmadığını söyleyen yazar, gramerin bilgiye dayanmayan taraflarının da olduğunu ifade eder. İlkokul gramerlerine dil bilgisi denilebileceğini, yükseköğretimde ise gramer teriminin kullanılması gerektiğini belirtmektedir.

Dil Bilgisi Türleri

Kaynaklara baktığımızda pek çok gramer türü ile karşılaşmaktayız. Bunları toplu bir şekilde şöyle sıralayabiliriz:

  1. Genel Dil Bilgisi: Bütün dilleri inceleyerek, ortak kuralları ortaya koyar.
  2. Karşılaştırmalı Dil Bilgisi: Dilleri ve lehçeleri inceleyerek bunları birbirleriyle karşılaştırır, aralarında ilgi kurar.
  3. Tarihî Dil Bilgisi: Bir veya birçok dilin tarih içindeki gelişmesini inceler.
  4. Tasvirî Dil Bilgisi: Bir dilin sistemini anlatır, tarifli açıklamasını yapar.
  5. Mantıkî Dil Bilgisi: Şekle bakmadan, dildeki gramatikal kategorilerle mantıkî kategoriler arasındaki münasebetleri araştırır.
  6. Açıklamalı Dil Bilgisi: Bir dilin bütün yönlerini açıklar.
  7. Öğretici veya Okul Dil Bilgisi: Öğrencilerin anlayabileceği şekilde dil kurallarını anlatır, örnekler verir. Daha yüksek seviyede, bilginler ve akademisyenler tarafından hazırlanan gramerlere ise ilmî dil bilgisi, akademik dil bilgisi denir.

İlk gramerler Hintliler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından yazılmıştır. İlk Arapça gramerin ise VII. yüzyılda yazıldığı bilinmektedir.

Türk dilinin ilk grameri olarak Divânu Lûgati't-Türk kabul edilmektedir. Her ne kadar bu eser lügat adını taşımakta ise de Türk lehçelerinin dil bilgisi hususunda çok kıymetli kayıtlar yapmıştır. Arapça olarak yazılan Divânu Lûgati't-Türk'te, Türkçenin yapısı, ses değişmeleri, isim hâlleri ve fiiller hakkında bilgi ve kurallar verilmiştir. 

Bergamalı Kadri tarafından yazılıp 1530'da Kanûnî Sultan Süleyman'ın veziri İbrahim Paşa'ya sunulan Müyessiretü'l - Ulûm'u Anadolu bölgesinde yazılmış ilk Türk dili grameri olarak gösterebilmektedir. Eser XVI. yüzyıl Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır.

Tanzimat dönemine gelinceye kadar, gramer alanında bir boşluk kendisini göstermiş, Tanzimat’tan Cumhuriyete kadar olan dönemde ise gramer çalışmaları artmıştır. Bu gramerlerin genel olarak Arapça gramer metotları ile yazıldığını ve Arapça terimler kullanıldığını belirten Zeynep Korkmaz “Cumhuriyet öncesinde yazılmış olan bazı gramer kitaplarında ise Fransız grameri ölçü alınmıştır. Dolayısıyla daha sonraki dönemde, gramerimize onun başlattığı bir Fransız etkisi hâkim olmuştur.” diyerek gramer kitaplarımızdaki Fransız dili etkisinden de bahseder. 

Yeni Türk harflerinin kabulünden sonra, Türkiye Türkçesi ile ilgili gramer çalışmaları oldukça büyük bir gelişme göstermiştir. Bu yıllarda, ders kitabı mahiyetinde kalmış gramer kitaplarıyla, daha sonraki yıllarda gramerin bir yönünü ele alan çalışmalar çokça karşımıza çıkmaktadır. Bu dönemde millî bir kültür dili oluşturulması ve dolayısıyla bu dilin kendi yapısına uygun bir gramerinin hazırlanması fikri ortaya konmuştur.

Şimdiye kadar yazılan dil bilgisi kitaplarında; konuların sınıflandırılması, değerlendirilmesi ve terimlere bağlanması, yer yer birbiriyle çelişen, sorun oluşturan, bilimsel ölçülere ters düşen fikirlerin yürütülmesi gibi konularla karşılaşılmaktadır. Bu da hâliyle, dil bilgisi eğitiminde bir sıkıntı, bir ayrılık yaratmaktadır. 

Türkçenin Başlıca Dil Bilgisi Kitapları

Atalay, Besim. Müyessiretü‟l-Ulûm, Tıpkıbasım, Çeviriyazılı Metin ve Dizin. İstanbul: TDK, 1946

Bu eser Bergamalı Kadri tarafından 15301 yılında İstanbul'da yazılarak Kanunî Sultan Süleyman’ın sadrazamı İbrahim Paşa’ya sunulan, Anadolu Türkçesinin Anadolu’da yazılmış ilk gramer kitabıdır. Kitap, Batı Türkçesinin ana kurallarını kucaklaması yönünden çok değerlidir.

Banguoğlu, Tahsin. Ana Hatlarıyla Türk Grameri, İstanbul: TDK, 1940.

Dil inkılâbı (1932- 35) yıllarında mekteplerden gramer dersleri kaldırılmıştı. 1940'lı yıllarda bu dersleri yeniden programa almak düşünülünce Tahsin Banguoğlu'ndan bir gramer kitabı hazırlaması istenir. Banguoğlu'nun hazırladığı bu kitap Türkçenin ses bilgisi, şekil bilgisi ve söz dizimi kaidelerini ilmî metotlarla değerlendiren, Türk dilinin kurallarını kendi yapısı içinde tespit eden ve aynı zamanda yeni terimlerle donatılan başarılı bir çalışmadır.

Ergin, Muharrem. Türk Dil Bilgisi. Bayrak Basım Yayım Tanıtım: İstanbul, 1958.

Muharrem Ergin’in hazırlamış olduğu bu kitabın iki farklı baskısı bulunuyor. Bunlardan ilki üniversitelerin tüm bölümlerinde okuyan öğrenciler için hazırlanmış “Üniversiteler için Türk Dili” kitabı. Bu kitap YÖK‘ün üniversitelerde okutulan Türk Dili dersinin çerçeve programına göre hazırlanmıştır. Diğer baskı kitap ise “Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri İçin Türk Dil Bilgisi” kitabı. Kitap yeryüzündeki dillerden, dil ailelerinden başlayıp, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yerine kadar kapsamlı sayılabilecek bir Türk dili tarihi sunumu ile başlıyor. Daha sonra sesler, seslerin birleşmesi, kelimeler, kelime nedir, ekler, yapım ekleri, çekim ekleri, kelime grupları ve cümleler gibi Türkçenin esas yapısını teşkil eden unsurlara değiniliyor.

Gencan, Tahir Nejat. Dilbilgisi, Ankara, 1979.

Kitapta, bir yandan klâsik yöntem izlenirken öte yandan dil bilimi ve dil bilgisi alanlarındaki yeni gelişmeler göz önünde tutulmuş, bir yandan ayrıntıya girilirken bir yandan da göndermeler sayesinde konular arasında bağlantı kurulmuş ve cümle bilgisi öne alınmıştır. Bu eser dört bölümden oluşmaktadır. 

Bilgegil, M. Kaya. Türkçe Dilbilgisi, İstanbul, 1982.

Eser klasik tasnife göre üç bölüm olarak düzenlenmiş ancak bu sıralamanın yeri değişmiştir. Kitabın giriş bölümünde Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yeri anlatılmış; daha sonra gelen I. bölümde, "Söz dizimi" başlığı altında; cümle, öğeleri ve çeşitleri ile cümle tahlili; tamlamalar ve belirtme gruplarına yer verilmiştir. "Kelime Bilgisi" başlığını taşıyan II. bölümde isim soyundan kelimeler olan isim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç ve ünlemden; fiil soyundan kelimeler olan fiil ve fiilimsilerden bahsedilmiştir. III. bölüm ise "Ses bilgisi" başlığını taşır ve sesin oluşması, harfler, heceler, ses olayları, vurgu ve tonlama konularından bahseder.

Korkmaz, Zeynep. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), Ankara: TDK, 2003.

Bu eser tasvirci gramer yöntemi ile hazırlanmış bir araştırma ve inceleme ürünüdür. Eserde Türk dilinin kendi yapı ve işleyişiyle ilgili kurallar ortaya konulmuştur. Böylece Türkçenin grameriyle ilgili yanlış sınıflandırmalar temizlenerek tutarlı ve geçerli bir bütün içerisinde bir gramer kitabı ortaya çıkarılmıştır. Eserin ayrıntılı ve kapsamlı yapısı onu temel eser konumuna getirmiştir. 

Karaağaç, Günay. Türkçenin Dil Bilgisi, Ankara: Akçağ Yayınları, 2013.

Günay Karaağaç eserin sunuş kısmında şu bilgileri vermiştir: 

Doğal çevresinde başka hayvanlar gibi beş duyusu ile yaşamakta olan insan, kendisini onlardan ayrı bir varlık haline getiren dili ile de sosyal çevresinde yaşamaktadır. Doğal çevre, gerçek ve somut bir çevre; sosyal çevre ise, toplumsal uzlaşılarla kurulmuş, saymaca ve iğretilemelere dayalı, ‘dil’ denilen yapay ve soyut bir çevredir. Bu yüzden, sözlükler ve dil bilgisi kitapları, insanlık tarihinin en eski kitaplarındandır. 

İşte gerçekler dünyasındaki varlık ve eylemlerin dildeki adlarından oluşan sözlükler ile sözleri bir araya getirmenin yollarını öğreten dil bilgisi kitapları, dilin toplumsal yapısını; sözlükler ile dil bilgisi kitaplarını bir araya getirmek, yani dil kullanımı ise, dilin bireysel yönünü gösterir. Bir dilin sözlüğü ile dil bilgisi, toplum un geçtiği yolların; dil kullanımı, yani söz dizimi ise, kişinin geçtiği yolların toplamıdır.

Eser; Giriş (Evrenin Dili, Hayvanların Dili, İnsan Dili, Dil Bilgisi), Ses Bilgisi, Biçim Bilgisi, Söz Dizimi, Anlam Bilgisi, Köken Bilgisi, bölümlerinden oluşmaktadır. 

KAYNAKLAR

Dilâçar, Agop. “Gramer: Tanımı, Adı, Kapsamı, Türleri, Yöntemi, Eğitimdeki Yeri ve Tarihçesi”, TDAY-Belleten, 1971, s.83.

http://www.tdk.gov.tr/ 

Korkmaz, Zeynep. "Gramer Konularımızla İlgili Bazı Sorunlar", Türk Dili (535), Temmuz 1996, s.3-18.

Korkmaz, Zeynep. Gramer Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1992.

Özçam, Çimen. “Türkiye Türkçesi Çalışmaları -Bibliyografya Denemesi-”, Türk Dünyası Araştırmaları, Ekim 1997, S.110, s.121-163.

Özçam, Çimen. Türkiye Türkçesi Çalışmaları. İstanbul: Kesit Yayınları, 2017.